Ziyaretçi Defteri



Yeni mesaj yazdir


Mesajlar : 41 / 50
sayfa : 5
Mesaj sayisi : 74
     
tarih 16/09/2007 to 00:04

varmi senden güzeli
yaylalarun incisi
gido derler adina
oturalum taşbaşina

geceleri yıldızlari
sayarum da sayarum
gito derler adina
çikalum sert duzune

çam sakizi bir başka
çam kokusu bahane
gito derler adina
benum gitom şahane

ederuk festivallar
gitonun yamacina
gito derler adina
benum gitom bir başka

sag olsun agalari
yapturdilar yollari
gito derler adina
benum gitom şahane

dikmissunuz bayragi serte
geldum gördum bu sene
gito derler adina
bizim gito bitane

yaylalarum şahidu
cennetun ta kendisi
gito derler adina
benim gitom şahane

bu kadarluk yeter bu seferluk
allah size güç versun para versun
bu yayla bizum yayla rıdnan derler aduma
yazarum ara ara teşekkürler sizlere
 
tarih 12/09/2007 to 10:09

Ay önde
sis arkada
yaylada.
Sis elini uzattığında
Kito'da
dokur dalgaları,ard arda
ateşten top düştüğünde dalgalara
ortalık boyanır turuncuya.
Yeşil yol
göle düşünce
dağlar göle, balıklar göğe
biz çiçeğe, göle, azığa
dere taşa, taş bağrıma
Koçira düşünce yüreğe
uyyy Karadenizin yeşili, çiçeği, sisi, insanı..
Do türkü çağırır yankıya
Ka bezenir çiçeğe
bir kuş havalanır sise
derenin çağrısı vadiye
çisenin dökülmesi renge
Kito olmak, Koçira doğmak
gönüller 22. harfte...

Gito,09/08/2007
gülnur güçlü
 
tarih 09/09/2007 to 21:52

Görmediğimi bulduğumdan Gito, gördüğümün başkalığından Gito.
Bir ay eksilmeye başlamış, sisler arası, yıldızlar ulaşılmaz.
Bulutlar arası yeşil, yeşil arası çiçek, çiçek arası ceylan, ceylan arası uzak, uzak arası ben.
Ablaya özlem, özlemde tüm kadınlar, kadına Koçira.* *
Sis geliyor, yığınlar halinde; önde ürkek bir bulut parçası.Vadiyi, ormanı, dağı, taşı, karşıki yaylaları bembeyazlıyor.Uçsuz bucaksız, coşkun dalgalı bir denize dönüşüyor heryer.Kollarımı çırpsam bir kuş gibi, acaba uçar mıyım, sonsuzluğuna?
Bulut denizine güneş batıyor.Işığa kesti bulutlar; beyaz, sarı,mavi, pembe, turuncu yaşanmamışçasına bir zamanlar...
Bu yeşil ülkede; ot seni, çiçek seni, bulut seni, sisi seni, dere seni, çağıltı seni, çise seni, taş seni, toprak seni, kuş seni, böcek seni, göl seni, grup seni, yıldız seni, dağ seni : Karadeniz' i...
Gito' nun çekiminde, düşüyorsun yollara.Yollar çiçekli, düşlü ya; düşünmüyorsun neyse-nasılsa.Görsel şölenden başın dönmüş, bir nefes ve bir çarpıntı olmuş sessin, yitmişsin.
Dost eller, yüzler, tulum olmuş türküler, horon olmuş adımlar, çiçek olmuş can'lar.
Bir bulut elini uzattı bu sabah penceremden, güneş içimi ısıttı, yeşil gel dedi. Aldık yolları, aştık tepeleri.Derelerin sesini içledik; sisin, bulutun eşliğinde.İçtik, türkü olduk, çağladık.Böylesi renkler olamaz çiçeklerde, böyle turuncu açmaz hiçbir gelincik.Böyle bakılmaz yeşile göz alabildiğine, böyle ıslatmaz hiçbir çise.
Bu kadar göl olur mu, hangisinde yunsak? Gözümdeki göl, sığ ve berrak önce. Ötede sise dokunuyorsun, sonsuzluk.Ve yanılıyorsun, bir dağ düşüyor göle; karlı, kayak.
Bu diyarda bütünü ancak hayal edebiliyorsun.Kırmızı pullu alabalıksın, mor çiçeksin, gelinciksin nazlı, gölsün, sazsın-sözsün, deresin, çağıltısın,ağaçsın ulu, çaysın sıcak, dostsun demli, yosunsun sımsıkı, aaaa bakıyorum da, Gito olmuşum, olmuşuz.
Sis çöküyor durmaksızın, saatler geçiyor , anlamaksızın.Yollardayız, yoldaşız.
Hadi bir dere, bir çağıltıyla yarışalım dedi, dostlar.Meydan okuyalım demekti, daha çok.Ha bu derenun tersune, taştan,kayadan, yosundan, ıslaktan, elden, çiçekten, daldan ; uzağa, yükseğe konduk.Baktık dereyle yarışmak, ona erişmek olmaz: Ona el veren, göğüs geren orman olmak var, hadi.Biz hep olalım emi?
Ormanda yol yok mu, olsun, tutunacak dal çok desem de, canlar elele doğanın geçit vermediği yerde.
Güle, söyleye, dallara, dikenlere, ama ille de ellere, heyecanlara, hoş çığlıklara, çiğe, varsa toprağa, ayaklara; uçarak kavuştuk bir yola.
Bu kadar mı sevilir, bu kadar mı kucaklanır, bu kadar mı ayak basamaz olunur ; selam olsun dostlara.

Serhan ve Halit Öğretmene, sevgiyle.. Gito,07-11/08/2007


GÜLNUR GÜÇLÜ
   
tarih 29/08/2007 to 18:38

karaelmas diyarından selamlar......Yayla buluşmasında aranızda olmayı çok istemiştimm olmadı.. ....ölmezsem seneye artık... selam olsun dağlara ... bütün gönül dostlarına........
 
tarih 25/08/2007 to 01:41

Bir seruvenin özemiydi benimkisi. doğayı en yüksekten yaşama özlemi. İnatcasına bulutların üzerinde olma özlemiydi. Bir dostumun tavsiyesiydi gito ve koçira. Gitoya doğru yola çıktım,müzik çalar gibi akan derenin sesini dinlerken birden tımanmaya başladım dağın etrafında. heryer herşey çok ilginç ve güzel geliyordu.işte sonunda gitodayım. Aman Allahım... Bu ne manzara dedim kendi kendime. Serhan beyle ve Halit hocanın 40 yıllık dostummuş gibi karşılamalarıyla karşılaşınca rüya gibi günler başlıyor dedim.Bulutlarn üzerinden güneşin batışını izlemekmi nasıl ? anlatamam yaşaman gerek, yıldızlarla kaplı gök yüzünde çay içmekmi? off offf ............................................ evet istanbuldayım. çok güzel 2 gün yaşadım ve sanki rüyaydı. bana rüya gibi günler yaşatan serhana ve halit hocama teşekkürler. İzmirli, samsunlu , trabzonlu dostlarada tekrardan teşekkurler... herşey gönlünüzce olsun güzel yaylanın güzel insanları.
   
tarih 14/08/2007 to 11:55

Ay önde
sis arkada
yaylada.
sis elini uzattığında
Kito' da
dokur dalgaları ard arda
ateşten top düştüğünde dalgalara
ortalık boyanır turuncuya
yeşil yol, göle düşünce
biz çiçeğe, göle, azığa
dere taşa, taş bağrıma
Koçira düşünce yüreğe
uyy Karadenızın yeşili,çiçeği,sisi, insanı..
Do türkü çağırır yankıya, Ka bezenir çiçeğe
bir kuş havalanır sese
derenin çağrısı vadiye
çisenin dökülmesi renge
Kito olmak, Koçira doğmak
gönüller 22. harfte

Çaysınız sıcak, dostsunuz demli, türküsünüz dilde, özledim bile
sevgiler...
uyyy09-11/08/2007
   
Mesajlar : 41 / 50
sayfa : 5
Mesaj sayisi : 74